İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamalarıyla açılan davanın 47. duruşması yapıldı. Duruşma sırasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görevli jandarma makamları arasında gerilim yükseldi. İmamoğlu, duruşma ara verildiği sırada merdivenlerden inerken, kendisine arkadan birisinin itildiğini öne sürdü ve bu olaya tepki gösterdi. Ayrıca, kendisini iten jandarma komutana yüksek sesle ‘Beni kim itti?’ diye soran İmamoğlu, olayın tekrarlanmaması adına sert uyarılarda bulundu.
Gelişmeler sadece bununla sınırlı kalmadı. Duruşma sırasında tutuklu sanıklar ve avukatları da söz alarak çeşitli açıklamalarda bulundu. Sanık avukatlarından İpek Elif Atayman, 2019 yılında şirkette göreve başladığını ve 2021 yılı Nisan ayına kadar görev yaptığını belirterek, iddianamede yer alan bazı usulsüzlüklerin kendi dönemlerine ait olmadığını vurguladı. Atayman, özellikle işletmedeki ihale ve alımlardaki suçlamaların, kendisinin aktif olarak rol aldığı döneme ait olmadığını ifade etti ve iddianamede geçen suçlamaların detaylarının net olmadığını dile getirdi.
Özellikle, Medya AŞ’nin ihale süreçlerine ilişkin yasalara uygun hareket ettiklerini ve şirketin mali yapısında ciddi bir değişiklik yaşandığını belirten Atayman, göreve başlamadan önce zarar eden şirketin, onun katkısıyla kar etmeye başladığını dile getirdi. Bu durum, iddianamede şirketin kasasının boşaltıldığı şeklinde yer alan iddialara karşı bir yanıt olarak görüldü. Ayrıca, İmamoğlu’nun kendisiyle gerçekleşen toplantılara da değinen Atayman, bu toplantıların şirketin gelişimine katkı sağladığını ve başka bir gündemlerinin olmadığını açıkladı.
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise, tutuklu sanık İBB Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunma yaptı. Türker, göreve başlamadan önce 2021 yılının Mayıs ayında şirkette çalışmalarına başladığını ve şirkette gelir artışını sağlamak amacıyla yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Ayrıca, iddianamedeki bazı suçlamalar hakkında ise, görevde bulunduğu süre boyunca şirketin zarar ettiğinden kar eder hale geldiğini anlattı ve imza attığı bazı işlemlerin usulsüzlük içerdiğine dair iddiaların asılsız olduğunu savundu. Türker, özellikle şirketteki finansal durumun iyileşmesine yönelik projeleri ve faaliyetleri hakkında detaylar verdi. Kendisine yöneltilen sorularda, Beylikdüzü’nden tanıdığı kişileri göreve getirdiği veya örgütsel bağlantıları olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti.
İşte bu kritik duruşma sırasında yaşananlar, davanın seyrinde önemli bir dönüm noktası olma ihtimali taşıyor. Ayrıca, İmamoğlu’nun iddia ettiği gibi kendisine arkadan itildiği olayının ardından, güvenlik önlemlerinin ve usulsüzlüklerle ilgili soruşturmaların nasıl ilerleyeceği merak konusu. Duruşma sırasında yaşanan gelişmelerin ardından, mahkeme heyeti önümüzdeki günlerde kararını açıklamak üzere duruşmayı erteledi. Böylece, davanın bütün taraflarındaki gelişmeler yakından takip ediliyor ve hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor.
